Berlin’de SAP TechEd 2026 sona erdi. Ancak etkinliğin ortaya koyduğu gelişmeler, kurumsal teknolojinin geleceğine ilişkin çok daha büyük bir hikâyenin başlangıcına işaret ediyor. Yapay zekâ ajanları, kendi kendine iş yapabilen sistemler, değişen geliştirici rolleri ve fiziksel dünyaya uzanan otomasyon… Peki SAP’nin yeni teknoloji vizyonu, önümüzdeki birkaç yılda işletmelerin ve SAP profesyonellerinin dünyasını nasıl değiştirecek?
27–29 Ekim 2026 tarihlerinde Berlin’de gerçekleştirilen SAP TechEd 2026, etkinliğin 30 yıllık tarihinde önemli bir dönüm noktası oldu. Üç gün boyunca yeni teknolojiler tanıtıldı, ürün yol haritaları paylaşıldı ve geleceğin kurumsal yazılım mimarisi tartışıldı.
Etkinliğin açılışında SAP Teknolojiden Sorumlu Üst Yöneticisi (CTO) Philipp Herzig, içinde bulunduğumuz dönemi çarpıcı bir ifadeyle tanımladı:
“Hayatımızın en büyük ve en hızlı teknolojik dönüşümünü yaşıyoruz.”
Herzig’in bu sözleri yalnızca yapay zekânın gelişim hızına değil, kurumsal yazılım dünyasında değişmek üzere olan temel bir yaklaşıma işaret ediyordu.
Aslında hikâye Berlin’de başlamadı. SAP CEO’su Christian Klein, Mayıs 2026’daki SAP Sapphire etkinliğinde Autonomous Enterprise (Otonom Kurum) vizyonunu ortaya koymuş, Ekim ayındaki SAP Connect’te bu vizyonun ilk somut uygulamalarını sergilemişti.
TechEd 2026 ise dönüşümün bir sonraki aşamasını gösterdi: Bu yeni kurumsal teknoloji dünyası hangi araçlarla, hangi mimariyle ve hangi yetkinliklerle inşa edilecek?
Etkinliğin ardından yayımlanan resmî açıklamaları, teknik oturumları ve SAP Community’deki uzman değerlendirmelerini birlikte ele aldığımızda, birbirinden bağımsız ürün duyurularının ötesinde altı önemli teknoloji eğilimi ortaya çıkıyor.
1. Yapay Zekâ Ajanları: SAP’de Yeni Bir Çalışma Modelinin Başlangıcı
SAP TechEd 2026’nın en güçlü mesajı, yapay zekânın bilgi sağlayan bir asistandan iş süreçlerinde görev üstlenen ve aksiyon alabilen bir yapıya dönüşmesiydi.
SAP CEO’su Christian Klein, SAP Connect’te bu değişimin yönünü dikkat çekici biçimde açıklamıştı: Geçmişte kullanıcılar SAP’nin nasıl çalıştığını öğrenmek zorundaydı. Artık Joule Work ile SAP, insanların çalışma biçimine uyum sağlamayı hedefliyor.
Berlin’de tanıtılan Joule Work, Joule Studio ve SAP Autonomous Suite yenilikleri bu vizyonun teknik karşılığını daha görünür hale getirdi.
SAP Autonomous Suite Başkanı ve Ürün Direktörü Manoj Swaminathan, etkinlikte SAP ve iş ortaklarının toplam 40 asistan ve 300 yapay zekâ ajanından oluşan portföyünü duyurdu.
Bu rakamlar etkileyici. Ancak asıl değişim ajan sayısında değil, farklı uygulamaların birlikte çalışma biçiminde.
Gelecekte bir satın alma yöneticisi, geciken siparişlerin nedenlerinin araştırılmasını istediğinde yapay zekâ; tedarikçi kayıtlarını, stokları, üretim ihtiyaçlarını ve alternatif seçenekleri birlikte değerlendirebilecek. Gerekli yetkiler ve kontroller altında belirli işlemleri de gerçekleştirebilecek.
Etkinliğin dikkat çekici anlarından biri, Bosch Digital’den Robert Mueller’in sahneye çıkarak Joule Work ve Joule Studio ile yürüttükleri erken kullanım çalışmalarını paylaşmasıydı. Mueller, ilk kullanıcı geri bildirimlerinin olumlu olduğunu ve sonraki hedeflerinin Joule’u günlük iş akışlarına taşımak olduğunu belirtti.
Bu örnek, teknolojinin gerçek kurumsal ortamlarda sınanmaya başladığını gösteriyor. Ancak bütün ajanların her müşteride hemen kullanılabileceği anlamına gelmiyor. SAP, yeni yeteneklerin genel kullanıma açılmasını aşamalı olarak sürdürüyor.
Gelecek içgörüsü: Önümüzdeki yıllarda kurumsal uygulamaların kullanıcı deneyimi, ekran ve işlem odaklı yapıdan giderek daha fazla hedef ve sonuç odaklı bir modele dönüşebilir.
2. Verinin Yeni Rolü: Yapay Zekâ Kurumu Gerçekten Anlayabilecek mi?
SAP TechEd 2026’nın ikinci önemli mesajı, yapay zekânın başarısının yalnızca güçlü dil modellerine bağlı olmadığıydı.
Philipp Herzig açılış konuşmasında, yapay zekâ sistemlerinin başarısının kullandıkları verinin kalitesiyle doğrudan ilişkili olduğunu vurguladı.
Bir yapay zekâ modeli finans veya satın alma süreçleri hakkında genel bilgiye sahip olabilir. Ancak belirli bir şirketin tedarikçi ilişkilerini, onay kurallarını ve geçmiş işlemlerini bilmeden güvenilir iş kararları oluşturamaz.
SAP’nin bu soruna yanıtı SAP Business Data Cloud (BDC) ve SAP Knowledge Graph yaklaşımında şekilleniyor.
Etkinlikte duyurulan Business Data Cloud Ontology Manager, kurumların kendi iş kavramlarını ve veri ilişkilerini tanımlayabilmelerini hedefliyor. Çözümün beta erişimi Kasım 2026 için planlanırken, bazı ek Knowledge Graph yeteneklerinin 2027’nin ilk çeyreğinde sunulması öngörülüyor.
SAP Data & Analytics Başkanı Irfan Khan, TechEd sırasında yayımladığı değerlendirmede, yapay zekâ ajanlarının doğru karar verebilmek için yalnızca verilere değil, şirketin işleyişini tanımlayan ilişkilere ve kurallara da ihtiyaç duyduğunu vurguladı.
SAP’nin SAP-RPT ve TabPFN gibi yapılandırılmış veri modellerine yatırımı da aynı stratejinin parçası. Amaç, büyük dil modellerinin güçlü olduğu metin tabanlı analizlerin ötesinde, işletmelerin tablo biçimindeki verilerinden tahmin ve karar desteği üretebilmek.
Burada temel değişim, veriye daha hızlı erişmekten çok veriyi iş bağlamıyla birlikte anlayabilmek.
Gelecek içgörüsü: Kurumsal yapay zekâda rekabet avantajı, yalnızca en gelişmiş modeli kullanmaktan değil, işletmenin verilerini güvenilir ve anlamlı biçimde değerlendirebilmekten doğacak.
3. SAP Geliştiricilerinin Geleceği: Kod Yazmaktan Çözüm Tasarlamaya
SAP TechEd 2026, yazılım geliştirme dünyasında da önemli bir dönüşümün işaretlerini verdi.
Joule Studio, doğal dille tanımlanan iş ihtiyaçlarının yazılım bileşenlerine ve yapay zekâ ajanlarına dönüştürülmesini destekleyen yetenekleriyle dikkat çekti.
SAP Community’de Thomas Jenewein tarafından aktarılan canlı uygulamada, SAP Kıdemli Geliştirme Danışmanı Luca Tallarita, Joule Studio kullanarak bir satın alma talebi oluşturma senaryosu üzerinden çalışan bir ajan prototipi geliştirdi.
Ancak önemli bir ayrıntı vardı: Prototip örnek verilerle test edildi. Gerçek sistem bağlantıları, yetkilendirme ve üretim ortamına geçiş için ek çalışmalar gerekiyordu.
Bu örnek, geleceğin geliştirici rolünü anlamak açısından oldukça öğretici.
Kod üretiminin hızlanması, güvenilir yazılım geliştirmenin bütün aşamalarının otomatikleştiği anlamına gelmiyor.
SAP’nin ABAP Platform’dan sorumlu yöneticisi Sonja Liénard da TechEd sonrasında yayımladığı teknik değerlendirmede üç yeni ajanı öne çıkardı: ABAP Custom Code Migration Agent, ABAP Clean Core Adaptation Agent ve ABAP Application Modernization Agent.
Bu ajanlar, eski özel geliştirmelerin SAP S/4HANA’ya taşınmasından ABAP Cloud modeline uyarlanmasına kadar çeşitli modernizasyon çalışmalarını desteklemeyi hedefliyor.
Bununla birlikte SAP BTP, ABAP Cloud, Clean Core ve MCP tabanlı geliştirme araçları, yazılım mimarisindeki dönüşümün diğer önemli parçaları.
Burada mevcut SAP sistemlerinin hazırlık düzeyi kritik. Joule Studio ve ilgili servisler belirli platform, lisans ve entegrasyon koşullarına bağlı. On-premise sistemlerle uygun API’ler ve bağlantı altyapısı üzerinden entegrasyon mümkün olsa da her yetenek her sistemde doğrudan kullanılamıyor.
Ayrıca yapay zekâ tarafından üretilen kodun Clean Core uyumluluğu, güvenliği ve test süreçleri insan uzmanların denetiminde kalmalı.
Gelecek içgörüsü: SAP geliştiricilerinin rekabet gücü, yalnızca ne kadar hızlı kod yazabildiklerinden değil; iş süreçlerini anlayabilme, yapay zekâ ile çözüm tasarlama ve sürdürülebilir mimariler oluşturma yetkinliklerinden doğacak.
4. Otonom Sistemlerin Yönetimi: SAP Basis İçin Yeni Bir Dönem
Yapay zekâ ajanlarının kurumsal sistemlerde gerçek işlemler gerçekleştirmeye başlaması, önemli bir soruyu gündeme getiriyor:
Bir ajan yanlış karar verdiğinde, yetkisini aştığında veya beklenmedik bir işlem gerçekleştirdiğinde kontrol kimde olacak?
SAP TechEd 2026’da bu soruya yönelik duyurular dikkat çekiciydi.
SAP AI Agent Hub, ajanların yönetimi ve izlenmesi açısından önemli bir bileşen olarak konumlanırken, SAP Enterprise AI Gateway ile yapay zekâ etkileşimlerinin merkezi güvenlik ve yönetişim politikaları altında yönetilmesi hedefleniyor.
Burada ürünlerin olgunluk düzeyini ayırmak önemli. SAP’nin mevcut ajan geçidi yetenekleri aşamalı olarak kullanıma sunulurken, Enterprise AI Gateway’in genel kullanıma açılması 2027’nin ilk çeyreği için planlanıyor.
SAP’nin Cloud ALM yaklaşımı da ajanların izlenmesi ve operasyonel gözlemlenebilirlik açısından yeni bir boyut kazanıyor. Bu gelişme, SAP Solution Manager 7.2’nin ana akım bakımının 2027 sonunda sona erecek olmasıyla birlikte değerlendirildiğinde ayrıca önem taşıyor.
4 Kasım’da SAP Community’de yayımlanan değerlendirmesinde SAP Global Cloud Operations bünyesinden Jana Subramanian, Joule’un mevcut güvenlik modelinin yerine geçmediğini, bu modelin yetki sınırları içerisinde çalışması gerektiğini vurguladı.
Ancak mevcut yetkilendirme mekanizmalarının korunması tek başına yeterli değil. Prompt injection, ajanlar arası kontrolsüz görev devri, ajan kimliklerinin yönetimi ve denetim izlerinin korunması yeni güvenlik sorumlulukları doğuruyor.
Bir diğer kritik konu AI FinOps, yani yapay zekâ maliyet yönetimi.
Ajanların kullandığı SAP AI Units, model ve platform tüketimi, API çağrıları ve işlem hacimleri; kullanım senaryosuna göre değişen maliyetler oluşturabilir. Bu nedenle yapay zekâ operasyonlarının yalnızca teknik performansının değil, ekonomik sürdürülebilirliğinin de izlenmesi gerekiyor.
Nitekim SAP Kullanıcıları Birliği DSAG’ın Teknolojiden Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Stefan Nogly, TechEd duyurularını değerlendirirken yeni teknolojilerin güvenli, üretimde kullanılabilir ve ekonomik olması gerektiğini özellikle vurguladı. Nogly ayrıca tüketim maliyetlerinin öngörülebilirliği ve hibrit sistemlere entegrasyon konusunda açıklık istedi.
Bu eleştiriler SAP’nin vizyonuna karşı çıkmaktan çok, o vizyonun kurumsal gerçeklikle buluşması gerektiğini hatırlatıyor.
Gelecek içgörüsü: SAP Basis ekiplerinin rolü, geleneksel altyapı ve performans yönetiminden yapay zekâ ajanlarının güvenlik, erişim, gözlemlenebilirlik ve maliyet kontrollerine uzanan daha geniş bir operasyonel sorumluluğa dönüşebilir.
İleri Okuma
SAP yatırım stratejilerinizi güncel trendlerle hizalamak ve dijital dönüşümün öncelikli başlıklarını keşfetmek için [2026’da SAP Ekosistemine Yön Veren 7 Stratejik Gelişme] başlıklı analizimize göz atabilirsiniz.
5. Dijital Süreçlerden Fiziksel Dünyaya: SAP’nin Daha Uzun Vadeli Vizyonu
SAP TechEd 2026’nın en dikkat çekici yeniliklerinden biri Physical AI by SAP yaklaşımıydı.
SAP, yapay zekânın yalnızca dijital iş süreçlerinde değil; üretim, depo, lojistik ve saha operasyonlarında da görev üstlendiği bir gelecek tasarlıyor.
Bu vizyonun Türkiye açısından dikkat çekici bir örneği Arçelik-LG oldu.
SAP’nin TechEd sırasında paylaştığı uygulamada, SAP Extended Warehouse Management ile bağlantılı insansı robotların depo giriş işlemlerini gerçekleştirmesi ve kayıt altına alması ele alındı.
Benzer şekilde Intel’in Çin’in Chengdu kentindeki kavram kanıtlama çalışmasında, SAP depo yönetiminden gelen görevlerin otonom robot hareketlerine dönüştürülmesi gösterildi.
SAP’nin HPE ile Uluslararası Uzay İstasyonu’nda SAP-RPT ve TabPFN modellerini kullanmaya yönelik çalışması da aynı vizyonun daha ileri bir örneğiydi. Uzay ortamında gerçek zamanlı tahmin ve anomali tespiti hedefleyen bu uygulama, 2027 için planlanıyor.
Bu örnekler henüz bütün sektörlerde yaygınlaşmış teknolojileri temsil etmiyor. Ancak SAP’nin uzun vadeli stratejisinde önemli bir yönelimi ortaya koyuyor.
Etkinlik sonrasında SAP Business Network Ürün Direktörü Jörn Keller’in 3 Kasım’da yayımladığı değerlendirme de otonom süreçlerin gelecekte yalnızca şirketlerin içinde değil, tedarikçiler ve iş ortakları arasında da gelişebileceğini gösteriyor.
Gelecek içgörüsü: SAP’nin otonom kurum vizyonu, zamanla yalnızca dijital uygulamaları değil, fiziksel operasyonları ve şirketler arası iş ağlarını da kapsayan bir koordinasyon mimarisine dönüşebilir.
6. SAP Profesyonelleri ve BT Liderleri İçin Üç Stratejik Öncelik
SAP TechEd 2026’nın ortaya koyduğu gelişmeler, bütün kurumların hemen yapay zekâ ajanları geliştirmesi gerektiği anlamına gelmiyor.
Önemli olan, bu dönüşüme doğru önceliklerle hazırlanmak.
1. SAP mimarisini geleceğe hazırlamak. Mevcut uygulamaları, özel geliştirmeleri, veri kaynaklarını ve entegrasyonları değerlendirmek; Clean Core yaklaşımıyla uyumlu, yeni yapay zekâ servislerine açık ve güvenli bir teknoloji mimarisi oluşturmak.
2. İnsan kaynağını ve çalışma biçimlerini dönüştürmek. SAP geliştiricilerinin, Basis uzmanlarının ve kurumsal mimarların yeni yetkinlikler edinmesini sağlamak. Yapay zekâ destekli kararların çalışanlar tarafından nasıl kullanılacağını ve denetleneceğini de planlamak.
3. Ölçülebilir iş değeriyle ilerlemek. Ajan tabanlı çözümleri sınırlı kullanım senaryolarıyla değerlendirmek; yatırım geri dönüşünü (ROI), operasyonel maliyetleri, güvenliği, insan müdahalesini ve süreç performansını birlikte ölçmek.
Özellikle son madde kritik. Çünkü yeni teknolojinin benimsenmesi ile gerçek iş değeri oluşturması aynı şey değil.
2027–2029 döneminde kurumların karşısındaki en önemli görevlerden biri, yapay zekâyı yalnızca bir yenilik projesi olarak değil; süreçlerin, çalışanların ve teknoloji mimarisinin birlikte dönüştüğü sürdürülebilir bir çalışma modeli olarak ele almak olacak.
Sonuç: SAP Ekosisteminde Yeni Rekabet Alanı
SAP TechEd 2026’nın ardından ortaya çıkan tablo, kurumsal yazılımın yeni bir dönüşüm dönemine girdiğini gösteriyor.
Joule Work kullanıcı deneyimini, Joule Studio yazılım geliştirmeyi, SAP Business Data Cloud verinin kullanımını, ABAP Cloud ve Clean Core uygulama mimarisini, SAP AI Agent Hub ve Cloud ALM ise operasyonel yönetimi yeniden şekillendirmeye aday.
Bu teknolojilerin bütün potansiyellerinin ne zaman gerçekleşeceğini bugünden kesin olarak söylemek mümkün değil. Ancak SAP’nin ilerlediği yön giderek belirginleşiyor.
Önümüzdeki dönemde SAP profesyonellerinin karşısındaki temel soru, yapay zekânın kendi uzmanlık alanlarını etkileyip etkilemeyeceği değil; bu değişime nasıl hazırlanacakları olacak.
SAP TechEd 2026’nın geride bıraktığı en güçlü mesaj şu: Geleceğin SAP ekosisteminde rekabet avantajı, yalnızca yeni teknolojilere sahip olmaktan değil; yapay zekâyı, kurumsal veriyi, güvenliği ve insan uzmanlığını birlikte yöneterek gerçek iş değerine dönüştürebilmekten doğacak.
Kaynaklar ve ileri okuma
SAP resmî kaynakları
- SAP TechEd 2026 – Innovation News Guide
- SAP TechEd 2026 – Philipp Herzig’in Açılış Konuşması ve Teknoloji Vizyonu
- SAP Connect 2026 – Autonomous Enterprise Vizyonu
- SAP Business Data Cloud – Yeni Teknoloji Duyuruları
- SAP TechEd 2026 – Yapay Zekâ Yönetişimi
- SAP Physical AI – Arçelik-LG ve Diğer Uygulamalar
- SAP Business Network – Ajan Tabanlı İş Birliği
SAP Community ve bağımsız değerlendirmeler
- Sonja Liénard – Agentic AI for ABAP Development
- Thomas Jenewein – Joule Studio Canlı Uygulama Değerlendirmesi
- Jana Subramanian – Joule Güvenlik ve Yetki Sınırları
- DSAG – SAP TechEd 2026 Teknoloji ve Maliyet Değerlendirmesi
Kaynak değerlendirme tarihi: 4 Kasım 2026. Yönetici sözleri Türkçeye çevrilmiştir. Ürünlerin erişim ve genel kullanıma açılma koşulları değişebilir. Gelecek öngörüleri SAP’nin resmî ürün taahhütleri değil, etkinlik duyuruları ve uzman görüşlerinden hareketle oluşturulmuş analitik değerlendirmelerdir.
Sık Sorulan Sorular
SAP TechEd 2026'da Joule Work, Joule Studio, yapay zekâ ajanları, SAP Business Data Cloud, ABAP Cloud ve AI Governance alanlarındaki gelişmeler öne çıktı. Etkinliğin temel mesajı, SAP'nin yapay zekâyı yalnızca kullanıcılara yardımcı olan bir özellik olarak değil, kurumsal iş süreçlerini yöneten ve farklı sistemler arasında görev gerçekleştirebilen bir teknoloji katmanı olarak konumlandırmasıydı.
Joule Work, kullanıcıların doğal dille işlerini gerçekleştirmesine yardımcı olan, farklı uygulama ve ajanlarla etkileşim kurabilen yapay zekâ destekli çalışma ortamıdır. Joule Studio ise geliştiricilerin ve kurumların kendi yapay zekâ ajanlarını ve otomasyon çözümlerini oluşturmasını, özelleştirmesini ve yönetmesini sağlayan geliştirme ortamıdır. Kısacası biri yapay zekâ destekli çalışma deneyimine, diğeri bu deneyimi mümkün kılan çözümlerin geliştirilmesine odaklanır.
Evet, ancak kullanılan SAP ürününe, sürüme ve entegrasyon altyapısına bağlı olarak. SAP BTP, uygun API'ler ve bağlantı servisleri üzerinden şirket içi SAP sistemleriyle yapay zekâ çözümlerinin entegrasyonu mümkün olabilir. Bununla birlikte TechEd 2026'da duyurulan bütün özellikler eski sistemlerde doğrudan kullanılamaz. Bu nedenle mevcut mimarinin, lisans koşullarının ve teknik ön gereksinimlerin değerlendirilmesi önemlidir.
SAP Basis uzmanlarının sorumluluk alanının, geleneksel sistem yönetiminin ötesine geçerek yapay zekâ ajanlarının güvenliği, kimlik ve erişim yönetimi, gözlemlenebilirlik ve AI FinOps gibi konularla genişlemesi bekleniyor. Bu dönüşüm, SAP Cloud ALM ve yeni yapay zekâ yönetişim araçlarının önemini artırırken Basis ekiplerinin güvenlik, entegrasyon ve kurumsal mimari ekipleriyle daha yakın çalışmasını gerektirebilir.
