SAP dünyasını son birkaç yıldır yakından takip eden herkes aynı değişimi fark ediyor. Yaklaşık on yıl önce SAP’nin teknoloji stratejisinin merkezinde ERP vardı. Bugün ise merkeze tek bir ürün değil; veriyi, entegrasyonu, yapay zekâyı ve uygulama geliştirmeyi ortak bir platformda buluşturan SAP Business Technology Platform (SAP BTP) yerleşmiş durumda.
Business AI, Joule, Business Data Cloud, SAP Build, Integration Suite, Clean Core ve yeni nesil geliştirme yaklaşımları… İlk bakışta farklı alanlara odaklanıyor gibi görünen bu teknolojiler, aslında aynı teknoloji stratejisinin farklı parçalarını oluşturuyor. Bu teknolojilerin büyük bölümü SAP Business Technology Platform (SAP BTP) üzerinde konumlanıyor. Bunun arkasında bilinçli bir teknoloji stratejisi bulunuyor.
Belki de en büyük değişim ürünlerde değil, mimaride yaşanıyor. SAP artık her yeni yeteneği ERP sisteminin içine eklemek yerine, ortak bir platform üzerinde bir araya getirmeyi tercih ediyor. SAP BTP’nin stratejik önemi de tam olarak buradan geliyor.
Bugün merak edilen esas soru şu: SAP neden geleceğini SAP BTP üzerine inşa ediyor?
Bu sorunun cevabı yalnızca SAP’nin teknoloji yol haritasını anlamak açısından değil, kurumların kendi SAP stratejilerini geleceğe nasıl hazırlayacaklarını değerlendirebilmeleri açısından da kritik önem taşıyor.
SAP BTP Nedir?
SAP Business Technology Platform (SAP BTP), kurumların SAP ve SAP dışı sistemlerini entegre edebildiği, verilerini yönetebildiği, kuruma özel uygulamalar geliştirebildiği ve yapay zekâ destekli yeni nesil iş süreçlerini hayata geçirebildiği ortak teknoloji platformudur.
İlk bakışta bu tanım, SAP BTP’yi klasik bir geliştirme platformu gibi gösterebilir. Ancak gerçekte SAP’nin BTP’ye yüklediği rol bundan çok daha büyüktür. Geçmişte SAP ekosisteminde entegrasyon, uygulama geliştirme, veri yönetimi, analitik ve otomasyon gibi yetenekler çoğu zaman farklı ürünler veya bağımsız teknolojiler üzerinden ele alınıyordu.
Bugün ise SAP’nin yaklaşımı değişmiş durumda. Yeni geliştirilen teknolojilerin büyük bölümü, ortak bir platform üzerinde birlikte çalışacak şekilde tasarlanıyor. Böylece kurumlar yalnızca yeni bir ürün satın almıyor; aynı zamanda gelecekteki ihtiyaçlarına uyum sağlayabilecek bütünleşik bir teknoloji ekosistemi oluşturabiliyor. İşte SAP BTP’yi önemli kılan da tam olarak bu yaklaşım.
SAP Neden SAP BTP’yi Teknoloji Stratejisinin Merkezine Yerleştirdi?
Bu sorunun cevabı son yıllarda kurumsal teknolojilerde yaşanan büyük dönüşümde saklı. Geçmişte ERP sistemleri, işletmelerin tüm ihtiyaçlarını tek başına karşılaması beklenen merkezi platformlar olarak tasarlanıyordu. Yeni bir ihtiyaç ortaya çıktığında çoğu zaman çözüm doğrudan ERP sistemi içerisinde geliştiriliyor, entegrasyonlar noktadan noktaya kuruluyor ve zamanla sistemler giderek daha karmaşık hale geliyordu.
Ancak teknoloji dünyası değişti:
- Bulut servisleri yaygınlaştı.
- Yapay zekâ uygulamaları günlük iş süreçlerinin bir parçası haline gelmeye başladı.
- Veri hacmi katlanarak arttı.
- İşletmeler çok daha hızlı değişen ihtiyaçlara cevap vermek zorunda kaldı.
Bütün bu gelişmeler, yalnızca ERP sistemlerini değil, kurumsal BT mimarisini de yeniden şekillendirdi. SAP de bu değişime yeni ürünler geliştirerek değil, mimari yaklaşımını değiştirerek cevap verdi. Şimdi hedef her yeni yeteneği ERP sisteminin içine eklemek değil; ortak bir teknoloji platformu üzerinde sunmak.
Bu yaklaşımın işletmelere önemli avantajları bulunuyor:
- Yeni teknolojiler mevcut ERP sisteminden bağımsız olarak daha hızlı devreye alınabiliyor.
- SAP çözümleri ile üçüncü parti sistemler aynı platform üzerinden daha kolay entegre edilebiliyor.
- Yeni uygulamalar geliştirirken ERP çekirdeğinin değiştirilmesine gerek kalmıyor.
- Yapay zekâ, veri analitiği ve otomasyon gibi yetenekler ortak bir mimari üzerinde birlikte çalışabiliyor.
İşte SAP BTP’nin merkezde konumlanmasının temel nedeni de bu. SAP artık yalnızca güçlü bir ERP sunmayı hedeflemiyor. Kurumlar açısından bakıldığında bu değişim, her yeni ihtiyacın ERP sistemini yeniden şekillendirmesinden ziyade, yeni teknolojilerin ortak bir platform üzerinden sisteme kazandırılabildiği daha esnek bir yapıya geçiş anlamına geliyor.
SAP’nin Son Yıllarda Geliştirdiği Teknolojilerin Ortak Noktası Nedir?
SAP’nin son yıllarda duyurduğu teknolojilere tek tek bakıldığında, ilk izlenim olarak birbirinden bağımsız çözümler gibi görünebilir:
- Business AI…
- Joule…
- Business Data Cloud…
- SAP Build…
- Integration Suite…
- Clean Core…
Her biri farklı bir ihtiyaca cevap veriyor gibi görünse de, ortak amaç ise oldukça net: Kurumların SAP sistemlerini daha esnek, daha entegre ve gelecekte ortaya çıkacak teknolojilere daha hazır hale getirmek. İşte bu yüzden SAP’nin son yıllarda geliştirdiği stratejik teknolojilerin büyük bölümü ortak bir teknoloji platformu üzerinde konumlandırılıyor. Bu ortak teknoloji zemini ise SAP Business Technology Platform‘dur.
Bu tercih teknik olduğu kadar stratejik bir kararın da sonucu. Çünkü bugün yapay zekâ servislerinin, entegrasyon çözümlerinin, veri platformlarının, otomasyon araçlarının ve kuruma özel uygulamaların birbirinden bağımsız çalışması artık yeterli görülmüyor. Gerçek değer, bütün bu yeteneklerin ortak bir mimari üzerinde birlikte çalışabilmesinde ortaya çıkıyor.
Asıl amaç yalnızca yeni teknolojileri aynı platform üzerinde toplamak değildir. SAP’nin hedefi; her yeni servisin ortak güvenlik, ortak veri yönetimi, ortak entegrasyon ve ortak yaşam döngüsü yönetimi yeteneklerinden yararlanmasını sağlayan sürdürülebilir bir teknoloji mimarisi oluşturmaktır. İşte SAP BTP’nin stratejik önemi de tam olarak burada ortaya çıkıyor.
Bunun doğal sonucu olarak SAP BTP’yi yalnızca uygulama geliştirme platformu olarak tanımlamak eksik kalır. Bugün SAP BTP; SAP’nin inovasyon, veri, entegrasyon, yapay zekâ ve uygulama geliştirme stratejilerini ortak bir platform üzerinde buluşturan teknoloji temelidir. Bu nedenle SAP’nin son yıllarda duyurduğu pek çok yeni teknolojiyi anlamanın yolu, önce SAP BTP’nin ekosistem içerisindeki rolünü anlamaktan geçiyor. SAP yöneticileri açısından bu yaklaşım, ürün bazlı karar vermek yerine uzun vadeli platform stratejisini anlamayı her zamankinden daha önemli hale getiriyor.
Tablo 1: SAP’nin Son Yıllardaki Stratejik Teknolojileri ve SAP BTP ile İlişkileri

İleri Okuma
SAP sistemlerinizi teknik borçlardan arındırarak her zaman güncellenebilir ve çevik tutmanın anahtarını keşfedin. Clean Core yaklaşımının yeni nesil SAP operasyonlarında sürdürülebilirliği nasıl standart hale getirdiğini öğrenmek için SAP Clean Core Nedir? başlıklı rehberimizi inceleyebilirsiniz.
Clean Core, Business AI ve Business Data Cloud Neden SAP BTP Üzerinde Buluşuyor?
Burada çok önemli bir yanlış algıyı düzeltmek gerekiyor. SAP BTP, çoğu zaman yalnızca yeni uygulamalar geliştirmek için kullanılan bir platform olarak değerlendiriliyor. Oysa son yıllarda SAP’nin attığı stratejik adımlara bakıldığında, BTP’nin rolünün bunun çok ötesine geçtiği görülüyor. Bugün SAP’nin öne çıkardığı pek çok stratejik teknoloji, gerçek değerini diğer SAP servisleriyle birlikte çalıştığında ortaya koyuyor.
Örneğin Clean Core yaklaşımı, ERP çekirdeğinin mümkün olduğunca standart kalmasını hedefliyor. Ancak kuruma özel uygulamalar ve geliştirmeler nerede çalışacak? İşte burada SAP BTP devreye giriyor.
Benzer şekilde Business AI, yapay zekâ destekli süreçleri iş uygulamalarına taşıyor. Ancak yapay zekânın güvenilir veriye, standart süreçlere ve yönetilebilir entegrasyonlara ihtiyacı var. Bu ihtiyaçların karşılanmasında da SAP BTP kritik bir rol üstleniyor.
Nitekim SAP’nin Business AI vizyonunda yer alan birçok yeni servis de SAP BTP üzerinde sunulan AI Foundation yeteneklerinden yararlanıyor. Bu da SAP BTP’nin yalnızca uygulamaları değil, yapay zekâ servislerini de ortak bir platform üzerinde buluşturduğunu gösteriyor.
Aynı durum Business Data Cloud için de geçerli. Verinin farklı sistemlerden güvenli şekilde toplanması, anlamlandırılması ve iş süreçlerinde kullanılabilir hale gelmesi; yalnızca güçlü bir veri platformunu değil, aynı zamanda bu veriyi uygulamalarla ve yapay zekâ servisleriyle buluşturabilecek ortak bir teknoloji katmanını da gerektiriyor. SAP Business Data Cloud yaklaşımının temel bileşenlerinden biri olan SAP Datasphere gibi veri servisleri de kurumların veriyi ortak bir platform üzerinde yönetmesini sağlayan bu yaklaşımı tamamlıyor. Böylece veri, analitik ve yapay zekâ servisleri aynı mimari üzerinde birlikte çalışabiliyor.
Aslında burada kritik nokta Clean Core, Business AI ve Business Data Cloud birbirinden bağımsız girişimler değil; aynı teknoloji stratejisinin farklı parçaları olarak değerlendiriliyor. Bu parçaları ortak bir mimaride buluşturan yapı ise SAP Business Technology Platform oluyor.
BTP’nin stratejik önemi de tam olarak buradan geliyor. SAP’nin gelecekte geliştireceği yeni teknolojiler değişebilir, yeni servisler eklenebilir, yeni yapay zekâ yetenekleri geliştirilebilir; ancak bu teknolojilerin birlikte çalışmasını sağlayacak ortak platform yaklaşımının değişmesi beklenmiyor. Dolayısıyla bugün SAP BTP’yi anlamak, yalnızca mevcut ürün ailesini anlamak değil; SAP’nin önümüzdeki yıllardaki teknoloji yönünü de doğru okuyabilmek anlamına geliyor. Özetle, SAP BTP artık bir ürün değil; SAP’nin gelecekteki inovasyonlarının üzerinde yükseleceği ortak teknoloji zemini olarak konumlanıyor.
SAP BTP, SAP Basis Operasyonlarını Nasıl Değiştiriyor?
SAP BTP’nin en önemli etkilerinden biri, SAP Basis ekiplerinin rolünü yeniden tanımlamaya başlamasıdır. Uzun yıllar boyunca SAP Basis operasyonları daha çok sistemlerin kurulması, performansının izlenmesi, kernel ve patch yönetimi, transport süreçleri, sistem kopyalama ve teknik sürekliliğin sağlanmasıyla özdeşleşti. Bu sorumluluklar bugün de önemini koruyor.
Ancak SAP’nin teknoloji stratejisi değiştikçe, Basis ekiplerinden beklenen yetkinlikler de değişiyor. Çünkü artık yalnızca ERP sistemini çalışır durumda tutmak yeterli değil. ERP sisteminin; bulut servisleriyle, yapay zekâ çözümleriyle, veri platformlarıyla ve kuruma özel uygulamalarla birlikte güvenli, sürdürülebilir ve yönetilebilir şekilde çalışmasını sağlamak gerekiyor. Kısacası, SAP Basis operasyonları, klasik sistem yönetiminden platform yönetişimi ve mimari sürdürülebilirlik yaklaşımına doğru evriliyor. BT ekipleri açısından bu dönüşüm, yalnızca yeni teknolojileri öğrenmek değil; operasyonları platform odaklı düşünmeye başlamak anlamına geliyor.
Artık kritik sorular yalnızca şunlar değil:
- Sistem çalışıyor mu?
- Performans yeterli mi?
- Yedekleme başarılı mı?
Aynı zamanda şu sorular da SAP operasyonlarının doğal bir parçası haline geliyor:
- Yeni SAP servislerini ne kadar hızlı devreye alabiliyoruz?
- Sistemimiz Clean Core yaklaşımını ne kadar destekliyor?
- Yapay zekâ uygulamalarına hazır bir mimariye sahip miyiz?
- Entegrasyonlarımız uzun vadede sürdürülebilir mi?
- Yeni teknolojileri mevcut yapıyı bozmadan kullanabiliyor muyuz?
Bu nedenle geleceğin SAP Basis ekipleri yalnızca sistem yöneten ekipler değil; kurumların SAP mimarisini geleceğe hazırlayan teknik danışmanlar ve platform yöneticileri olarak konumlanıyor. Son yıllarda SAP dünyasında yaşanan dönüşüm de tam olarak bu yönü işaret ediyor. SAP’nin teknoloji stratejisini doğru okumak, artık yalnızca yeni ürünleri takip etmek anlamına gelmiyor. Bu ürünlerin birlikte çalışacağı platform mimarisini anlayabilmek ve operasyonları buna göre yeniden şekillendirebilmek de aynı derecede önem kazanıyor.
Tablo 2: SAP Basis Operasyonlarının Değişen Rolü
Geleneksel SAP Basis | Yeni Nesil SAP Operasyonları |
Sistem sürekliliği Sunucuların ve SAP sistemlerinin kesintisiz çalışmasını sağlamak. | Platform sürekliliği ERP ile birlikte bulut servisleri, entegrasyonlar ve platform bileşenlerini yönetmek. |
ERP odaklı yönetim Odak yalnızca SAP sistemidir. | Ekosistem odaklı yönetim SAP ve SAP dışı servislerin birlikte çalışmasını yönetmek. |
Teknik bakım Kernel, patch, transport ve performans yönetimi. | Sürekli inovasyon hazırlığı Yeni SAP servislerinin hızlı ve güvenli şekilde devreye alınmasını sağlamak. |
Upgrade yönetimi Sürüm geçişlerini planlamak ve uygulamak. | Sürekli dönüşüm hazırlığı Clean Core, Business AI ve yeni teknolojilere hazır mimari oluşturmak. |
Altyapı yönetimi İşletim sistemi, veritabanı ve sunucu yönetimi. | Mimari yönetişim Platform stratejisi, entegrasyon, güvenlik ve sürdürülebilir mimariyi yönetmek. |
SAP BTP Hakkında Kurumların En Sık Yaptığı 3 Yanlış Varsayım
SAP BTP son yıllarda SAP ekosisteminin en çok konuşulan teknolojilerinden biri haline geldi. Ancak birçok kurumda bu platform hâlâ eksik veya yanlış değerlendirilebiliyor. Saha projelerinde de benzer yaklaşımlarla sıkça karşılaşıyoruz.
1. “SAP BTP sadece yazılım geliştiriciler için bir platformdur.”
Bu, en yaygın yanlış algılardan biridir. Elbette SAP BTP üzerinde yeni uygulamalar geliştirilebilir. Ancak platformun rolü bununla sınırlı değildir. Bugün SAP BTP; entegrasyon, veri yönetimi, otomasyon, yapay zekâ servisleri, kuruma özel genişletmeler ve analitik yeteneklerini ortak bir mimari altında buluşturuyor. Bu nedenle SAP BTP yalnızca geliştiricilerin değil; SAP mimarlarının, Basis ekiplerinin, entegrasyon uzmanlarının ve BT yöneticilerinin de doğrudan ilgilendiği stratejik bir platform haline gelmiş durumda.
2. “SAP BTP yalnızca buluta geçen şirketler için gereklidir.”
Birçok kurum SAP BTP’yi yalnızca Public Cloud ERP veya RISE with SAP projeleriyle ilişkilendiriyor. Oysa bugün hâlâ şirket içinde çalışan (on-premise) SAP sistemlerine sahip kurumlar da SAP BTP’nin sunduğu entegrasyon, genişletme ve yapay zekâ yeteneklerinden yararlanabiliyor. Dolayısıyla SAP BTP, yalnızca buluta geçiş projelerinin değil, mevcut SAP yatırımlarını geleceğe hazırlamanın da önemli araçlarından biri olarak değerlendirilmeli.
3. “ERP sistemimiz çalışıyor. SAP BTP’ye ihtiyacımız yok.”
Bu düşünce kısa vadede doğru gibi görünebilir. Ancak günümüzde kurumların karşılaştığı ihtiyaçların büyük bölümü artık yalnızca ERP sistemiyle çözülemiyor. Yeni entegrasyonlar, yapay zekâ destekli süreçler, mobil uygulamalar, harici veri kaynakları, dijital iş akışları… Bunların büyük bölümü ERP’nin içinde değil, ERP’nin etrafında şekilleniyor.
SAP BTP de tam bu noktada devreye girerek, mevcut ERP yatırımını değiştirmeden yeni teknolojilerin sisteme güvenli ve sürdürülebilir şekilde eklenmesini mümkün hale getiriyor. Sorulması gereken soru artık “ERP çalışıyor mu?” yerine şudur: “ERP sistemimiz gelecekte ihtiyaç duyacağımız teknolojilere ne kadar hazır?”
SAP BTP Yolculuğuna Başlamak İçin 5 Stratejik Adım
SAP BTP’yi benimsemek, mevcut SAP sistemini tamamen değiştirmek anlamına gelmez. Aksine, kurumların mevcut yatırımlarını koruyarak yeni teknolojilere daha hazırlıklı hale gelmesini sağlayan kademeli bir dönüşüm yaklaşımı sunar. Bu yolculuğa başlamadan önce aşağıdaki beş adım iyi bir başlangıç noktası oluşturabilir:
1. Mevcut SAP mimarinizi bütünsel olarak değerlendirin: İlk adım, yalnızca ERP sistemini değil; entegrasyonları, özel geliştirmeleri, veri akışlarını ve dış sistemlerle olan bağlantıları birlikte değerlendirmektir. Çünkü gelecekte karşılaşılacak birçok ihtiyaç, ERP’nin içinde değil, bu ekosistemin tamamında ortaya çıkacaktır.
2. Yeni ihtiyaçlar için ERP yerine platform yaklaşımını düşünün: Her yeni talebin doğrudan ERP sistemi içerisinde geliştirilmesi gerektiği varsayımı artık geçerliliğini kaybediyor. Kuruma özel uygulamalar, entegrasyonlar ve dijital süreçler için SAP BTP’nin sunduğu yetenekler değerlendirilmelidir.
3. Clean Core yaklaşımını uzun vadeli mimari hedef olarak benimseyin: SAP BTP ve Clean Core birbirini tamamlayan iki stratejik yaklaşımdır. Çekirdek sistemi mümkün olduğunca standart tutarken, inovasyonu platform üzerinde geliştirmek; gelecekteki yükseltme projelerini ve yeni teknoloji adaptasyonunu önemli ölçüde kolaylaştıracaktır.
4. SAP Basis operasyonlarını yeni platform yaklaşımına göre geliştirin: Geleceğin SAP operasyonları yalnızca sistem yönetimini değil; platform yönetişimini, entegrasyon mimarisini, güvenliği ve sürekli dönüşüm hazırlığını da kapsıyor. Bu sebeple operasyon ekiplerinin yetkinliklerinin de bu doğrultuda gelişmesi gerekiyor.
5. SAP’nin yol haritasını ürün bazında değil, platform stratejisi üzerinden okuyun: Business AI, Joule, Business Data Cloud, SAP Build veya gelecekte duyurulacak yeni teknolojiler… Bunları birbirinden bağımsız ürünler olarak değerlendirmek yerine, SAP’nin ortak platform stratejisinin parçaları olarak okumak, uzun vadede çok daha doğru mimari kararlar alınmasını sağlayacaktır.
Tablo 3: SAP BTP Yolculuğunda Stratejik Öncelikler
Bugünkü Yaklaşım | Geleceğe Hazır Yaklaşım |
Her yeni ihtiyacı ERP içinde geliştirmek | Yeni ihtiyaçlar için platform yaklaşımını benimsemek |
Noktasal entegrasyonlar oluşturmak | Merkezi entegrasyon mimarisi kurmak |
ERP sistemini tek başına değerlendirmek | SAP ekosistemini bütünsel olarak ele almak |
SAP Basis’i yalnızca teknik operasyon olarak görmek | Platform yönetişimi ve mimari sürdürülebilirlik yaklaşımını benimsemek |
Ürün bazlı karar vermek | Platform stratejisini esas almak |
SAP BTP: SAP’nin Geleceğini Anlamanın Anahtarı
SAP BTP hakkında yapılan birçok değerlendirme, platformun teknik yetenekleri etrafında şekilleniyor. Oysa bugün SAP BTP’nin asıl önemi, sunduğu servislerden çok SAP’nin gelecekte nasıl bir teknoloji ekosistemi kurduğunu göstermesinde yatıyor. Son yıllarda duyurulan Clean Core, Business AI, Joule, Business Data Cloud, SAP Build ve benzeri stratejik girişimler de birbirinden bağımsız ürünler değil; aynı teknoloji yaklaşımının farklı parçaları olarak SAP BTP üzerinde buluşuyor.
İşte bu yüzden SAP BTP’yi anlamak, yalnızca yeni bir platformu tanımaktan ibaret değil. SAP’nin önümüzdeki yıllarda nasıl bir teknoloji yönü izleyeceğini, kurumların bu dönüşüme nasıl hazırlanması gerektiğini ve SAP operasyonlarının hangi yetkinliklere doğru evrildiğini de anlamayı gerektiriyor.
Karar vericiler açısından mesele artık yalnızca hangi SAP ürününü kullanacakları değil; bu ürünlerin birlikte çalışacağı platform mimarisini bugünden nasıl şekillendirecekleridir.
Ancak bu tabloya yalnızca fırsatlar açısından bakmak da doğru olmaz. Platform yaklaşımı; yeni yetkinlikler, farklı operasyon modelleri ve yeni sorumluluklar da beraberinde getiriyor. Buna rağmen SAP’nin uzun vadeli yönüne bakıldığında artık tartışma “BTP olacak mı?” değil, “BTP nasıl yönetilecek?” sorusuna odaklanıyor.
Sık Sorulan Sorular
SAP Business Technology Platform (SAP BTP), kurumların SAP ve SAP dışı sistemlerini entegre edebildiği, verilerini yönetebildiği, kuruma özel uygulamalar geliştirebildiği ve yapay zekâ destekli yeni nesil iş süreçlerini hayata geçirebildiği ortak teknoloji platformudur. Son yıllarda SAP'nin stratejik teknolojilerinin büyük bölümü bu platform üzerinde konumlanmaktadır.
SAP artık yeni teknolojilerini birbirinden bağımsız ürünler olarak geliştirmek yerine ortak bir platform üzerinde sunmayı hedefliyor. Clean Core, Business AI, Joule, Business Data Cloud ve SAP Build gibi stratejik çözümlerin aynı teknoloji mimarisi üzerinde buluşması, SAP BTP'yi şirketin uzun vadeli teknoloji vizyonunun merkezine taşıyor.
Evet. SAP BTP yalnızca Public Cloud ERP kullanan kurumlara yönelik değildir. On-premise SAP sistemlerine sahip işletmeler de entegrasyon, kuruma özel uygulama geliştirme, veri yönetimi ve yapay zekâ yeteneklerinden yararlanarak mevcut SAP yatırımlarını geleceğe hazırlayabilir.
Clean Core yaklaşımı, ERP çekirdeğinin mümkün olduğunca standart kalmasını hedefler. Kuruma özel geliştirmeler ve yeni uygulamalar ise SAP BTP üzerinde geliştirilebilir. Bu nedenle SAP BTP, Clean Core stratejisinin en önemli tamamlayıcılarından biri olarak kabul edilir.
SAP BTP ile birlikte SAP Basis operasyonları yalnızca sistem yönetimi odağından çıkarak platform yönetişimi, entegrasyon mimarisi, bulut servisleri, güvenlik ve yeni teknolojilere hazırlık gibi daha stratejik sorumlulukları da kapsayan yeni nesil bir operasyon modeline dönüşüyor.
Hayır. SAP BTP, hibrit mimarileri destekler. Şirket içinde (on-premise) çalışan ERP çekirdeğinizi korurken, sadece yenilikçi servisleri, yapay zekayı ve modern entegrasyonları BTP üzerinden cloud-native olarak devreye alabilirsiniz.
