Avrupa Komisyonu’nun SAP’ın şirket içi (on-premise) ERP yazılımlarına yönelik bakım ve destek uygulamaları hakkında yürüttüğü rekabet incelemesi, Temmuz 2026’da önemli bir kararla sonuçlandı. Komisyon, SAP’ın sunduğu taahhütleri bağlayıcı hale getirdi. Yeni kurallar, 10 yıl boyunca dünya genelindeki mevcut ve gelecekteki SAP müşterileri için uygulanacak.
Kararın önemi yalnızca rekabet hukuku boyutundan kaynaklanmıyor. SAP müşterileri açısından asıl değişim; bazı sistemlerin farklı bakım ve destek modellerine ayrılabilmesi, SAP desteğinden çıktıktan sonra geri dönüş koşullarının kolaylaşması ve belirli durumlarda kullanılmayan lisansların sonlandırılması gibi daha esnek seçeneklerin ortaya çıkması.
Bu nedenle konu özellikle SAP yöneticileri, CIO ve BT yöneticileri, kıdemli Basis uzmanları, kurumsal mimarlar ve SAP lisans yönetiminden sorumlu ekipler için yakından takip edilmesi gereken bir gelişme.
1. Avrupa Komisyonu SAP Hakkında Ne Karar Verdi?
Avrupa Komisyonu, SAP’ın şirket içi ERP yazılımlarına yönelik satış sonrası bakım ve destek uygulamaları hakkında yürüttüğü inceleme sonucunda SAP tarafından sunulan taahhütleri 9 Temmuz 2026 tarihli bağlayıcı taahhüt kararıyla (commitment decision) kabul etti. Karar, Avrupa Birliği’nin rekabet hukukundaki hâkim durumun kötüye kullanılması hükümleri kapsamında yürütülen AT.40823 numaralı dosyanın sonucudur.
Avrupa Komisyonu bu incelemeyi 25 Eylül 2025’te, SAP’ın on-premise ERP bakım ve destek pazarındaki bazı uygulamalarının hâkim durumun kötüye kullanılması kapsamında rekabeti sınırlayıp sınırlamadığını değerlendirmek üzere başlatmıştı.
Burada önemli bir hukuki ayrım var: Komisyon, SAP’ın rekabet kurallarını ihlal ettiğine dair nihai bir karar vermedi. Bunun yerine, Komisyonun dile getirdiği rekabet endişelerini gidermek amacıyla SAP’ın sunduğu taahhütler bağlayıcı hale getirildi.
SAP, yeni bakım ve destek uygulamalarının 10 Temmuz 2026’dan itibaren, dünya genelindeki mevcut ve gelecekteki müşteriler için ve tüm şirket içi SAP ürünlerinde geçerli olduğunu belirtiyor. Taahhütlerin uygulaması 10 yıl boyunca bağımsız bir gözetim mekanizmasıyla takip edilecek.
Karar SAP’ın bulut ürünlerini kapsamıyor. SAP S/4HANA Cloud, RISE with SAP ve diğer bulut teklifleri bu düzenlemenin dışında bulunuyor.
2. Kararın Merkezindeki Sorun Neydi?
Tartışmanın merkezindeki konulardan biri, SAP bakım ve desteğinin sistem ortamlarında ne ölçüde “ya hep ya hiç” (all-or-nothing) yaklaşımıyla uygulanabileceğiydi.
Büyük SAP müşterilerinde sistem ortamı genellikle tek tip değildir. Ana üretim sistemi, eski uygulamalar, belirli ülkelerde çalışan çözümler, kapanması planlanan sistemler veya artık sınırlı iş değeri üreten ürünler aynı SAP ortamında bulunabilir.
Bu durumda müşteri, belirli sistemlerde SAP desteğinin değerli olduğunu düşünürken başka bir sistem için farklı bir destek modeli tercih etmek isteyebilir.
Yeni düzenleme bu noktada daha fazla esneklik getiriyor. SAP müşterileri, gerekli koşullar sağlanırsa sistem ortamlarını birden fazla ticari kurulum (Commercial Installation) olarak ayırabilecek ve her ticari kurulum için farklı SAP destek modeli, farklı bir bakım sağlayıcısı veya hiç destek almama seçeneğini değerlendirebilecek.
Bu değişiklik, bakım stratejisinin tüm SAP ortamı için tek bir karar olmaktan çıkıp sistem grupları bazında değerlendirilebilmesinin önünü açıyor.
3. Ticari Kurulum Ayrımı Müşterilere Ne Sağlıyor?
Kararın SAP müşterileri açısından en dikkat çekici başlıklarından biri sistem ortamının bölünmesi (landscape split).
SAP’ın yeni yaklaşımına göre mevcut bir sistem ortamı, koşullar sağlandığında iki veya daha fazla ticari kuruluma ayrılabiliyor. Her yeni kurulumun bağımsız iş fonksiyonlarını yürütebilen tutarlı bir yapı olması ve kullanılan lisanslarla teknik sistemlerin birbiriyle uyumlu biçimde eşleştirilmesi gerekiyor.
Teknik açıdan birbirine bağlı olmayan sistemlerde ayrıştırma daha kolay. Ancak entegrasyonların yoğun olduğu yapılarda mimari değerlendirme önem kazanıyor.
Bir diğer kritik nokta şu: Sistem ortamının bölünmesi tek başına yeni lisans satın alma zorunluluğu doğurmuyor ve mevcut lisansların yeniden fiyatlandırılmasını tetiklemiyor. Bununla birlikte, ayrılan ticari kurulumdaki gerçek kullanım mevcut lisanslarla karşılanmıyorsa ilave lisans ihtiyacı doğabilir.
Bu nedenle kararın pratik uygulanmasında yalnızca satın alma veya lisans ekiplerinin değil, sistem topolojisini ve entegrasyon bağımlılıklarını bilen teknik ekiplerin de masada olması gerekiyor.
Yeni taahhütlerin bir diğer önemli sonucu, sistem ortamının bölünmesinin veya müşterinin ek lisans satın almasının mevcut sözleşmenin ilk sözleşme dönemini (Initial Term) yeniden başlatmaması. Bu değişiklik, özellikle uzun süredir SAP kullanan ve sistem ortamını yeniden yapılandıran müşteriler açısından sözleşme sürelerinin beklenmedik şekilde uzamasını önleyen önemli bir güvence niteliğinde.
4. SAP Desteğinden Çıkmak ve Geri Dönmek Artık Nasıl Değişiyor?
Yeni düzenlemenin bir diğer önemli sonucu, SAP bakım ve desteğine yeniden dönüş koşullarının daha öngörülebilir hale gelmesi.
SAP, desteğe geri dönen müşteriler için daha önce uygulanabilen yeniden katılım ücretini (Reinstatement Fee) tamamen kaldırıyor.
Geçmiş dönem bakım ödemesi (Back-Maintenance Payment) ise iki tutardan düşük olanıyla sınırlandırılıyor:
- destek dışında kalınan dönem için ödenmesi gereken bakım ücretlerinin %50’si,
- altı aylık SAP bakım ve destek bedeli.
Bazı eski SAP ürünlerinde geriye dönük bakım bedeli de tamamen kaldırılıyor.
Bu değişiklik üçüncü taraf destek seçeneklerini değerlendiren müşteriler açısından önemli. Çünkü SAP desteğinden çıkma kararı artık geri dönüş maliyetinin belirsizliği nedeniyle eskisi kadar tek yönlü bir karar olmayabilir.
Ancak bu durum “SAP desteğinden çıkmak artık risksiz” şeklinde okunmamalı. Güvenlik yamaları, yasal değişiklikler, ürün güncellemeleri ve gelecekteki dönüşüm planları sistem bazında ayrıca değerlendirilmelidir.
Bu esneklik, üçüncü taraf bakım ve destek sağlayıcılarının belirli on-premise sistemler için daha gerçekçi bir alternatif olarak değerlendirilmesini kolaylaştırabilir; ancak güvenlik yamaları, mevzuat değişiklikleri ve gelecekteki dönüşüm ihtiyaçları sistem bazında ayrıca analiz edilmelidir.
İleri Okuma
SAP yatırım stratejilerinizi güncel trendlerle hizalamak ve dijital dönüşümün öncelikli başlıklarını keşfetmek için [2026’da SAP Ekosistemine Yön Veren 7 Stratejik Gelişme] başlıklı analizimize göz atabilirsiniz.
5. Kullanılmayan Lisanslar ve Şirket Bölünmelerinde Ne Değişiyor?
Yeni politika kullanılmayan lisansların istenildiği anda iptal edilebileceği anlamına gelmiyor. SAP bunun için belirli ve nesnel koşullar tanımlıyor.
Bunlar arasında SAP’a atfedilebilir başarısız uygulamalar, iflas durumu, yalnızca müşteriye özel bakım aşamasında bulunan ürünler ve belirli koşullar altında iş gücünde anlamlı azalma gibi durumlar bulunuyor. Bu hak genel bir lisans iade mekanizması değildir; yalnızca SAP’ın tanımladığı sınırlı ve nesnel koşulların karşılandığı durumlarda uygulanabilir.
İş gücü azalmasına dayalı lisans sonlandırma hakkı da sınırsız değil. SAP’ın taahhütlerinde bu hak belirli oran ve dönem koşullarına bağlanıyor; dolayısıyla personel sayısındaki düşüş, müşteriye istediği miktarda lisansı otomatik olarak sonlandırma hakkı vermiyor.
Şirket bölünmesi veya iş birimi satışı (divestiture) senaryolarında da önemli kolaylıklar var. SAP müşterisi ile devralan taraf, mevcut kullanıcı lisanslarının nasıl dağıtılacağı konusunda daha fazla esnekliğe sahip. Belirli kullanıcı lisansları alıcıya aktarılabiliyor; aktarılmayan bazı lisansların ise bakım ve destekleriyle birlikte sonlandırılması mümkün olabiliyor. SAP bu işlemlerde yeniden iskonto hesaplaması veya ilave transfer ücreti uygulanmayacağını belirtiyor.
Özellikle büyük gruplar, birleşme-satın alma süreçleri yaşayan şirketler ve önemli organizasyonel küçülmeler yapan kurumlar için bu maddeler doğrudan finansal sonuç yaratabilir.
6. Basis ve SAP Mimari Ekipleri İçin Kararın Teknik Anlamı
İlk bakışta konu lisans ve sözleşme yönetimi gibi görünebilir. Ancak sistem ortamının ticari kurulumlara ayrılması söz konusu olduğunda, teknik mimari doğrudan kararın merkezine geliyor.
Bir sistem diğerinden gerçekten bağımsız çalışabilir mi? Hangi entegrasyonlar mevcut? Kullanıcılar, lisanslar, arayüzler ve veri akışları nasıl dağılmış durumda? Ayrılan yapı kendi başına işlevsel bir sistem bütünü oluşturuyor mu?
SAP da sistem ortamının bölünmesinde teknik entegrasyonun önemli olduğunu ve her yeni ticari kurulumun bağımsız iş fonksiyonlarını çalıştırabilecek tutarlı bir yapı oluşturması gerektiğini açıkça belirtiyor.
Bu nedenle Basis ekiplerinin sistem topolojisi bilgisi artık bakım ve destek stratejisinin de girdilerinden biri haline geliyor.
Özellikle karmaşık ve uzun yıllardır kullanılan SAP ortamlarında sağlıklı bir karar için önce güncel sistem haritasının çıkarılması gerekir. Teknik bağımlılıklar görülmeden yalnızca lisans maliyetlerine bakılarak yapılacak bir ayrıştırma analizi eksik kalacaktır.
7. CIO ve SAP Yöneticileri Şimdi Ne Yapmalı?
Bu karar, her SAP müşterisinin mevcut bakım sözleşmesini hemen değiştirmesi gerektiği anlamına gelmiyor.
Ancak özellikle büyük on-premise SAP ortamına sahip kuruluşlar için bakım ve destek stratejisini yeniden değerlendirmek açısından güçlü bir fırsat sunuyor.
İlk adımda dört envanteri yan yana koymak faydalı olacaktır:
- SAP lisans envanteri,
- sistem ve entegrasyon haritası,
- yıllık bakım ve destek maliyetleri,
- üç-beş yıllık S/4HANA ve bulut dönüşüm yol haritası.
Özellikle 2027 ve 2030 bakım dönüm noktalarına yaklaşan müşteriler açısından bu esneklik, eski sistemlerin destek modelini S/4HANA dönüşüm bütçesinden bağımsız değerlendirme imkânı da yaratabilir. Dönüşüm yol haritasında kapanması planlanan sistemlerle uzun yıllar yaşamaya devam edecek kritik sistemlerin aynı destek stratejisinde tutulması gerekmeyebilir.
Bu değerlendirmeye sözleşme yapısının da dahil edilmesi gerekiyor. SAP’ın taahhütleri, tek metrikli sözleşme (Single Metric Contract) yapılarında da daha açık kurallar getiriyor. Bu model, bakım tabanının tek bir kullanım metriği üzerinden yönetilmesini amaçlıyor ve belirli koşullarda bakım maliyetinin daha öngörülebilir hale gelmesine yardımcı olabilir.
Büyük ve karmaşık lisans yapısına sahip müşteriler için bu konu, sistem mimarisinden bağımsız düşünülemeyecek kadar ticari önem taşıyor.
Bu çerçevede her sistem veya sistem grubu için şu soru sorulabilir:
Bu sistemin iş açısından önemi, teknik bağımsızlığı ve kalan kullanım ömrü nedir?
Aktif geliştirilen kritik bir sistem ile iki yıl içinde kapatılması planlanan eski bir sistemin aynı destek stratejisine tabi olması gerekmeyebilir.
Yeni düzenlemenin gerçek değeri de burada ortaya çıkıyor: teknik mimari, iş değeri ve ticari koşulların daha sistematik ve ayrıntılı biçimde birlikte değerlendirilebilmesi.
Stratejik Değerlendirme: SAP Müşterileri İçin Yeni Dönem Ne Anlama Geliyor?
Avrupa Komisyonu kararı, SAP müşterilerine “SAP desteğinden çıkın” mesajı vermiyor. Aynı şekilde şirket içi SAP sistemlerinin önemini de azaltmıyor.
Getirdiği esas değişiklik, müşterilere bakım ve destek stratejilerini daha ayrıntılı biçimde kurgulama imkânı sağlaması.
Bundan sonra bazı kurumlar için doğru soru:
“SAP bakımında kalmalı mıyız?”
değil,
“Hangi sistem hangi destek modelinde kalmalı?”
olabilir.
Bu değişim özellikle karmaşık SAP ortamlarında lisans yönetimi, Basis mimarisi, satın alma ve dönüşüm stratejisinin birbirinden ayrı değerlendirilmemesi gerektiğini gösteriyor. Yeni dönemde bakım ve destek stratejisi, teknik sistem mimarisi, lisans sözleşmeleri ve S/4HANA dönüşüm yol haritasının birlikte ele alındığı çok disiplinli bir karar alanına dönüşüyor.
SAP profesyonelleri açısından kararın belki de en önemli sonucu bu: sistem mimarisi artık yalnızca teknik bir konu değil; bakım maliyeti ve destek stratejisi üzerinde doğrudan etkisi olan ticari bir karar alanı.
Resmî Kaynaklar
SAP Maintenance & Support Commitments
SAP’ın 10 Temmuz 2026 itibarıyla yürürlüğe giren taahhütleri; Commercial Installation, Landscape Split, Initial Term, Single Metric Contract, lisans sonlandırma ve desteğe geri dönüş koşullarını burada topluyor.
SAP Maintenance Strategy
SAP Business Suite 7 için mainstream maintenance’ın 2027 sonunda sona ereceği ve uygun sürümler için optional extended maintenance’ın 2030 sonuna kadar devam edeceği SAP’ın resmî strateji sayfasında belirtiliyor.
European Commission – AT.40823: SAP ERP Aftermarket Support Services
Kararın hukuki dosyası, 25 Eylül 2025 soruşturma başlangıcı ve 9 Temmuz 2026 tarihli commitment decision burada yer alıyor.
Sık Sorulan Sorular
Hayır. Komisyon, SAP’ın sunduğu taahhütleri bağlayıcı hale getiren bir karar aldı. SAP’ın rekabet kurallarını ihlal ettiğine ilişkin nihai bir tespit yapılmadı.
Hayır. SAP, yeni bakım ve destek taahhütlerinin dünya genelindeki mevcut ve gelecekteki müşterilere uygulanacağını belirtiyor.
Otomatik olarak değil. Sistem ortamının SAP’ın ticari kurulum ve sistem bölme kriterlerini karşılaması gerekiyor. Teknik entegrasyonlar ve lisansların dağılımı değerlendirme sürecinin önemli parçalarıdır.
Evet. Yeni düzenlemeyle yeniden katılım ücreti kaldırıldı ve geriye dönük bakım ödemesine üst sınır getirildi.
Hayır. SAP’ın açıklamasına göre karar şirket içi bakım ve destek uygulamalarına ilişkin. SAP’ın bulut teklifleri kapsam dışında.
Hayır. SAP’ın taahhütlerine göre sistem ortamının bölünmesi veya ek lisans satın alınması, mevcut sözleşmenin ilk sözleşme dönemini (Initial Term) yeniden başlatmıyor.
