SAP Ekosisteminde 2025: Vaatler Değil Gerçekler Yılı

2025, SAP ekosistemi için büyük lansmanların ve iddialı sloganların yılı olmadı.
Bu yıl; neyin gerçekten çalıştığının, neyin sadece sunumlarda iyi durduğunun ve hangi kararların şirketlere gerçek maliyet olarak döndüğünün açıkça görüldüğü bir yıl oldu.

Özellikle Türkiye gibi enflasyonist, döviz baskısı yüksek ve yetkin insan kaynağı sınırlı pazarlarda, SAP kararları artık sadece teknik değil; hayati stratejik kararlar hâline geldi.


2027 Gerçeği: ECC’nin Sonu Artık Görünüyor

2025, SAP ekosisteminde birçok başlığın netleştiği bir yıl oldu. Ancak bunların içinde en büyük ve kaçınılmaz gerçek şuydu: SAP ECC için 2027 sonu artık teorik bir tarih değil, operasyonel bir son tarih.

Bu yıl, kurumlar için “2027’ye kadar bakarız” lüksünün fiilen bittiği yıl oldu. Çünkü artık sorular değişti:

  • RISE with SAP mi, yoksa klasik Brownfield dönüşüm mü daha gerçekçi?
  • Public Cloud’a hazır mıyız, yoksa Private Cloud ile devam etmek mi daha sürdürülebilir?
  • Custom kodları temizlemeden göç edersek, bunun maliyeti ve operasyonel riski ne olur?

2025, şirketlerin ilk kez şu gerçeği net biçimde fark ettiği yıl oldu:

S/4HANA dönüşümü bir IT projesi değil,
2027’ye karşı verilen bir zaman ve risk yönetimi mücadelesidir.

Bu farkındalık, dönüşüm projelerini teknik bir gündem olmaktan çıkarıp;
yönetim kurulu, CFO ve CIO seviyesinde stratejik bir öncelik haline getirdi.

 

2025’e Girerken Gerçek Fotoğraf

  • S/4HANA dönüşümleri planlandı ama organizasyonlar sindirmekte zorlandı.
  • Cloud kaçınılmazdı ama faturalar beklenenden hızlı geldi.
  • AI konuşuluyordu ama veri ve süreç hazırlığı eksikti.
  • Basis ve mimari kararlar artık CIO’nun değil, CFO’nun da gündemindeydi.

2025, SAP’nin “güzel fikirlerini” değil, sert gerçeklerini masaya koydu. Neler olduğuna birlikte göz atalım.

1. AI Gerçek Oldu — Sadece Hazır Olanlar İçin

SAP Joule, 2025’te bir chatbot olmaktan çıkıp Agentic AI yönünde evrildi.

  • Sorulara cevap vermekle kalmadı
  • SAP BTP üzerinden aksiyon tetikleyebilir hâle geldi
  • Süreç içi öneriler üretmeye başladı

Ama sahada görülen gerçek şuydu:

Verisi dağınık,
süreci standart olmayan,
Clean Core’dan uzak sistemlerde
AI sadece pahalı bir vitrin oldu. 

🔎 Pro-Tip (Uzman Notu)

AI’dan değer almak için ilk yatırım AI lisansı değil,
Master Data ve süreç disiplinidir.


2. BTP: SAP’nin Yeni İşletim Sistemi

2025’te artık kimse şunu tartışmadı:

“BTP (Business Technology Platform) gerekli mi?”

Gerçek soru şuydu:

“BTP’siz SAP ne kadar sürdürülebilir?”

AI, entegrasyon, event-driven mimari, side-by-side geliştirme…
Hepsi SAP BTP üzerinde birleşti.

2025 gerçeği:

  • BTP’siz Clean Core yok
  • BTP’siz AI ölçeklenmiyor
  • BTP’siz hibrit mimari yönetilemiyor

 

3. Clean Core: Teknik Borçtan İş Modeli Riskine

2025, Clean Core’un “teknik tavsiye” olmaktan çıktığı yıl oldu.

Custom kod artık sadece teknik borç değil,
geleceğe erişim engeli.

  • Upgrade süreleri uzadı
  • Yeni AI özellikleri devreye alınamadı
  • Public Cloud senaryoları masaya bile gelemedi

Clean Core artık:
Upgrade-as-a-Service dünyasına giriş bileti.

Ek Bilgi Kaynağı

SAP ekosisteminin nereye evrildiğine dair stratejik bir öngörü kazanmak için SAP Teched 2025 etkinliğinde ele alınan başlıkları özetleyen bu haberimizi inceleyin!

4. Public Cloud – Private Cloud Ayrımı Sertleşti

SAP, 2025’te mesajını artık örtük değil, net verdi:

  • Yol haritası Public Cloud’da
  • Teşvikler Public Cloud’da
  • Standartlaşma beklentisi Public Cloud’da

SAP’nin inovasyon, AI ve otomasyon yatırımlarının büyük bölümü bu alana yöneldi.
“Standard SAP” kavramı, 2025 itibarıyla teorik bir söylem olmaktan çıktı.

Private Cloud tarafında ise tablo daha farklı:

  • Daha özgür
  • Daha pahalı
  • Daha fazla FinOps, yönetişim ve operasyonel disiplin gerektiriyor

2025’te birçok şirket ilk kez şu soruyu gerçekten dürüstçe sordu:

“Biz özgürlüğün bedelini gerçekten ödeyebilir miyiz?”

Bu soru, cloud kararlarının teknik ekiplerin ötesine geçip
CIO–CFO ortak gündemi haline gelmesinin de en net göstergesi oldu.


4.1. Hyperscaler Seçimi: Teknik Değil, Finansal Bir Karar

2025’te Cloud tartışması bir adım ileri taşındı.
Artık soru “Cloud mu, on-prem mi?” değil;
“Hangi hyperscaler?” sorusu oldu.

SAP artık üç ana platformda çalışıyor:

  • Azure → Microsoft ekosistemiyle güçlü entegrasyon, Türkiye’de yerli data center avantajı
  • AWS → En olgun servis çeşitliliği, en olgun servis çeşitliliği, global SAP referansları en fazla
  • GCP → AI/ML tarafında güçlü ama SAP ekosistemi görece genç, BigQuery entegrasyonu öne çıkıyor

Türkiye’de sahada görülen net gerçek şuydu:

Yanlış hyperscaler seçimi, %30–40’a varan toplam maliyet farkı yaratabiliyor. Bu fark sadece lisans değil; data transfer, storage tier’ları, ve destek modellerinin toplamından kaynaklanıyor.

Bu yüzden hyperscaler seçimi artık:

  • Teknik ekiplerin değil
  • Finans, mimari ve operasyonun birlikte verdiği stratejik bir karar hâline geldi.

4.2. Krtik Soru: RISE with SAP: Paket mi, Kısıtlama mı?

Bu ayrımın hemen ardından, 2025’in en çok konuşulan başlığı öne çıktı: RISE with SAP

SAP, RISE modeliyle S/4HANA dönüşümünü tek bir paket altında sunarak,
özellikle dönüşüme başlamakta zorlanan kurumlar için hızlı bir giriş noktası oluşturdu.
Ancak sahadaki deneyimler, konunun yalnızca “paket kolaylığı” ile açıklanamayacağını gösterdi.

Türkiye’de ve sahada gözlemlediğimiz pratik tablo:

✓ Başlangıç aşamasında hız kazandırıyor
✗ Mimari esnekliği sınırlayabiliyor
✗ Çıkış ve yeniden konumlanma maliyetleri net değil
Vendor lock-in riski belirgin şekilde artıyor

Bu nedenle 2025’te olgun kurumlar şu stratejik soruyu sormaya başladı:

“RISE ile başlarsak, 3–5 yıl sonra ne kadar özgür kalabiliriz?”

RISE yanlış bir model değil.
Ancak 2025’te netleşen gerçek şuydu:

RISE, teknik bir karar değil;
uzun vadeli bir işletim modeli taahhüdüdür.

Bu taahhüde hazırlıksız yaklaşıldığında,
başlangıçta hız kazandırırken uzun vadede manevra alanını daraltabilir.

Stratejik bakış açısı:
RISE seçimi yapılmadan önce;

  • Hedeflenen mimari esneklik
  • Clean Core ve custom kod durumu
  • BTP ve entegrasyon ihtiyaçları
  • Uzun vadeli maliyet ve çıkış senaryoları

somut verilerle değerlendirilmelidir. Aksi halde cloud geçişi, stratejik bir avantajdan çok operasyonel bir bağımlılığa dönüşebilir.

5. Signavio: Tahmin Dönemi Bitti, Veri Konuşuyor

SAP Signavio, dönüşüm projelerinde oyunu değiştirdi.

  • “Bizim süreç böyle çalışıyor” cümlesi bitti
  • Gerçek varyasyonlar ortaya çıktı
  • Gizli maliyetler görünür oldu

Başarılı projeler artık:

Workshop’la değil, süreç verisiyle başlıyor.

 

6. Basis Rolü: FinOps + Observability = Yeni Normal

2025’te Basis’in başarı kriteri değişti.

“Sistem ayakta mı?”
artık yeterli değil.

Yeni soru:

“Sistem ne kadar maliyetle ve ne kadar izlenebilir çalışıyor?”

Basis’in yeni sorumlulukları:

  • Cloud FinOps
  • Observability
  • Lisans & tüketim farkındalığı
  • Otomasyon

🔎 Pro-Tip

Bulutun pahalı olması bir sorun değil.
Kontrolsüz pahalı olması sorundur.


7. SAP Lisansları: Artık Satın Alma Değil, Yönetim Konusu

2025’te SAP lisanslarıyla ilgili fark edilen en önemli gerçek şuydu:
Lisans konusu artık bir “satın alma” anı değil, sürekli yönetilmesi gereken bir alan.

Sorunlar üç başlıkta yoğunlaştı:

a) Digital / Indirect Access
Üçüncü parti uygulamaların (API’ler, Middleware’ler, CRM, e-ticaret, mobil uygulamalar) SAP ile konuşması, beklenmeyen lisans riskleri doğurdu.

b) Named User Lisansları
Yanlış kullanıcı tipleri nedeniyle gereksiz lisans maliyetleri oluştu.

c) Cloud Tüketim Modeli
“Pay as you go” modeli, kontrol edilmezse hızla şişti.

Bu, CIO’lara şunu sordurdu:

“Biz bu entegrasyonların lisans etkisini gerçekten biliyor muyuz?”

Bu başlık, 2025’te CIO’ların CFO ile en çok aynı masaya oturduğu konulardan biri oldu.

2025’te birçok şirket ilk kez SAP Lisans Revizyonu yaptırdı.

8. Green Ledger: Sürdürülebilirlik Finansal Bir Gerçek Oldu

Avrupa Yeşil Mutabakatı ve regülasyonlar, sürdürülebilirliği “iyi niyet” alanından çıkardı.

SAP’nin Green Ledger yaklaşımıyla:

  • Karbon ayak izi
  • Finansal kayıtlarla aynı deftere girmeye başladı

2025’te netleşen gerçek:

Sürdürülebilirlik artık raporlama değil, finansal muhasebe konusudur.

 

9. Türkiye Gerçeği: Yetenek Kıtlığı

2025’te sorun sadece teknoloji değildi.

  • BTP bilen danışman az
  • Clean Core mantığında kod yazan ABAP’çı az
  • Cloud + SAP mimarisini birlikte düşünebilen insan çok az

Birçok proje:

Teknoloji yüzünden değil, insan kaynağı yüzünden yavaşladı.

 

Her SAP Profesyonelinin Kendine Sorması Gereken 4 Soru

  1. Envanterimiz hazır mı?
    Kaç custom kod Clean Core’a engel?

  2. Verimiz temiz mi?
    Master Data AI için uygun mu?

  3. Ekibimiz hazır mı?
    SAP ekibi BTP, Cloud ve FinOps dünyasına hâkim mi?

  4. Çıkış stratejimiz var mı?
    Cloud maliyetleri veya performans sorunları oluştuğunda
    nasıl optimize edeceğimizi biliyor muyuz?

 

Sonuç: 2025 Bir Yıl Değil, Bir Eşik Oldu

2025, SAP ekosisteminde yeni teknolojilerin tanıtıldığı bir yıl olmadı.
Bu yıl; yanlış kararların bedelinin görünür olduğu, doğru mimarinin ise gerçek fark yarattığı bir eşik oldu.

AI, Cloud, Clean Core ve BTP artık ayrı başlıklar değil. Hepsi aynı sorunun etrafında birleşiyor:

“Bu sistemi 2027 ve sonrasında sürdürülebilir şekilde işletebilir miyiz?”

2025 bunu açıkça gösterdi.

2025’in net öğrettikleri şunlar oldu:

  • Teknoloji tek başına çözüm değil
  • Mimari disiplin artık bir tercih değil, zorunluluk
  • İnsan ve organizasyon dönüşmeden sistem dönüşmüyor

Ve en önemlisi:

“SAP dünyasında artık kazananlar, vaatlere inananlar değil; gerçeklere hazırlananlar olacak.

En yeni teknolojiyi seçenler değil, zamanı, maliyeti ve riski birlikte yönetenler öne çıkacak.”

Bunlar da İlginizi Çekebilir

2025’e Damga Vuran SAP Teknolojileri
SAP Sapphire 2025: SAP Ekosisteminde Geleceğe Yön Veren Teknolojiler
Teknoloji Profesyonelleri Ne İstiyor? Maaşın Ötesindeki Gerçek Motivasyonlar
Basisci
Gizliliğe genel bakış

Bu web sitesi, size mümkün olan en iyi kullanıcı deneyimini sunabilmek için çerezleri kullanır. Çerez bilgileri tarayıcınızda saklanır ve web sitemize döndüğünüzde sizi tanımak ve ekibimizin web sitesinin hangi bölümlerini en ilginç ve yararlı bulduğunuzu anlamasına yardımcı olmak gibi işlevleri yerine getirir.